KAYSERİ'NİN MELİKGAZİ İLÇESİ
Kayseri İli Melikgazi İlçesi Genel Bilgi
Orta Anadolu’nun Yukarı Kızılırmak bölümünde, Kayseri İli’ne bağlı bir ilçe olan Melikgazi’nin, batısında İncesu, Hacılar ile Kocasinan ilçesinin bir kısmı, doğusunda Bünyan, güneyinde Talas, Kuzeyinde Kocasinan ilçesi bulunmaktadır. İlçe toprakları dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olup, birbirine paralel üç dağ sırası ile çevrilmiştir. Bu dağların arasındaki alanlar, plato ve çöküntü havzaları niteliğindedir. Bu dağlardan ikisi yer kabuğu hareketleriyle kırılma ve kıvrılmalara uğrayarak yükselmiş dağlardır. Diğer grup ise Orta Toroslar’ın Orta Anadolu’ya kıvrılan bölümünün uzantıları olup, birbirinden çöküntü havzalarıyla ve yüksek platolarla ayrılmıştır. İlçe topraklarını engebelendiren birbirine paralel üç dağ grubundan en kuzeyde olanı Erciyes ile başlayıp, Koramaz Dağı’yla (1.900 m.) sürer. İlçenin yüzölçümü 454 km2, 2000 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre, toplam nüfusu 311.322’dir.
Bölge Antik çağda orman bakımından zengin olan Eskiden Erciyes çevresinin ormanlık olduğu ve keresteciliğin önemliliği belirtilmektedir. Bugün ise Erciyes’in büyük bir kısmi steplerle kaplıdır. Melikgazi günümüzde orman örtüsü bakımından oldukça fakirdir.
Melikgazi’de iklimi bozkır iklimi hüküm sürmekte olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. Yıllık sıcaklık ortalaması 10,8oC, yıllık yağış ortalaması ise 366,1 mm.dir.
İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık, turizm ve sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca ürünler arasında; , arpa, buğday, şeker pancarı, patates, çavdar, mısır, soğan, nohut, kuru fasulye, ay çiçeği başta gelmektedir. Ayrıca sebze ve meyve de üretilmektedir. Hayvancılıkta ise büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapılmakta olup, buna dayalı canlı hayvan ticareti, yün ve yapağı, ham deri, sucuk, pastırma , süt ve süt ürünleri üretilmektedir. Ayrıca küçük sanayi kuruluşları bulunmakta halı ve dokumacılık yapılmaktadır. Sanayi sektörü olarak tekstil, madeni eşya, makine tarım araç ve gereçleri, un, yem sanayi ve bisküvi fabrikaları bulunmaktadır. Erciyes Dağı’nın ve Eretna Beyliği eserlerinin ilçede bulunmasından turizmin ağırlık kazanmasına neden olmuştur.
İlçenin tarihi Kayseri ilinin tarihi ile paraleldir. Kayseri il merkezi ile Kocasinan ilçesi ve Melikgazi birbirine çok yakındır. Kayseri’de olduğu gibi burası da MÖ.2000-1750 tarihlerinde Hititlerin egemenliği altında kalmıştır. Daha sonra Asurlular, Medler, Persler, Mekedonya Krallığı, Kapadokya Krallığı (MÖ.280-MS.17), Romalılar ve Bizanslılar yöreye hakim olmuşlardır.
VII.yüzyıldan itibaren kısa sürelerle (691 ve 736) Arapların istilasına uğramıştır. Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Selçukluların eline geçen yöre, 1127 yılında Danişmentliler’den Emir (Melik) Gazi’nin eline geçmiştir. Anadolu Selçuklularından Kılıçarslan II. 1176 yılında Danişmentliler’den geri almıştır. Kayseri ve yöresi Alaaddin Keykubat zamanında önem kazanmıştır. 1244 yılında İlhanlı hücumlarına maruz kalan yöre, Moğol-İlhanlı valilerince idare edilmiş, bunlardan Emir Eratna’nın Kayseri’de büyük bir beylik kurması üzerine 1343 yılında beyliğin merkezi olmuştur. Melikgazi Danişmentlilerin önemli bir merkezidir. Yöreye 1381
yılında Kadı Burhanettin hakim olmuş, 1398 yılında Kadı Burhanettin’in ölümünden sonra beylik önemini kaybetmiştir. Osmanlılar 1398 yılında burayı ele geçirmiş ancak Yıldırım Beyazıt’ın Ankara Savaşı’nda (1402) yenilmesinden sonra Karamanoğulları ve Dulkadiroğulları yöreye hakim olmuştur. Yavuz Sultan Selim’in 1515’te, İran seferi dönüşünde Kayseri ve yöresi Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Melikgazi 1988 yılında il merkezinden ayrılarak, ilçe konumuna getirilmiştir.
İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Melikgazi Kalesi (Kuş-Zamantı Kalesi), Melikgazi Türbesi (XII.yüzyıl), Emir Halil Türbesi (1336), Seyyit Selahattin Türbesi, Suyakanmış Hatun Türbesi, Ulu Emir Şadgeldi Türbesi, Ali Cafer Türbesi, Dört Ayaklı Türbe, Döner Kümbet, Sırçalı Kümbet ve Türk sivil mimarisi örneklerinden evler bulunmaktadır.
14 Aralık 1988 tarihli ve 20019 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 3508 sayılı yasa ile Kayseri Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi Statüsüne dönüştürülmüş ve aynı yasa ile Kayseri İl Merkezinde Melikgazi ve Kocasinan adı ile iki ayrı ilçe ve aynı adlarla iki belediye kurulması yasallaşmıştır.
Bu yasanın mali hükümleri 1 Ocak 1989 tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 1. maddesinde, Melikgazi ve Kocasinan Belediye seçimlerinin İlk Genel Mahalli İdareler Seçimi ile birlikte yapılması öngörüldüğünden 26 Mart 1989 tarihine kadar Kayseri Büyükşehir Belediyesi 3030 sayılı yasada yazılı ilçe ve Büyükşehir Belediyesi'ne ait yetkileri kullanmış ve görevini yürütmüştür. Bu yasanın 2. maddesi ile; Kayseri ili Merkez İlçesi Bucağı'na bağlı Anbar ve Konaklar köylerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak Melikgazi Belediyesine mahalle olarak bağlanmıştır.
26 Mart 1989 tarihinden hemen sonra ise Belediyemizin fiilen kurulması çalışmalarına başlamış, çok kısa zaman içinde 3030 sayılı geçici 6. maddesinde öngörüldüğü şekilde organları teşekkül ettirilerek 13 Nisan 1989 tarihinde Melikgazi Belediye Meclisinin toplanması sağlanmıştır.
İLÇEMİZ
Melikgazi ilçesi, İç Anadolu'nun ezili sembolu olan ulu Erciyes Dağı'nın eteklerinde kurulmuş, tarihin derinliklerinden gelen kültür birikimini saklayan zengin medeniyetlere beşik olmuş ve adeta Anadolu'da Türklüğün Tapusu sayılan bir çok tarihi eser ve yapıları bağrında taşıyan şirin ama şirin olduğu kadar doğal güzelliği ve modern yerleşimi olan bir ilçedir.
Merkez ilçe olan Melikgazi, Kayseri ilinin ortasından geçen ve Ankara ile Sivas ili istikametindeki yolun güney cephesinde yer alan, Erciyes Dağı eteklerinde kurulu bir yerleşim yeridir.
Kayseri ili coğrafi yönden Kuzey ile Güney'i, Doğu ile Batı'yı birbirine bağlayan tarihi ipek yolunun düğüm noktasında yer almasından dolayı, tarihin her döneminde kalabalık bir nüfusa, canlı ve etkin bir ticarete ve ekonomiye, dinamik ve her düşünceye açık insanı, düşünen ve yücelten bir kültür yapısına sahip olmuştur. M.S. II yüzyıl'da 400 bin, 120 yılında 100 bin nüfusa sahip olması haiz olduğu önemin en büyük kanıtıdır.
Şehir bu uzun tarihi içerisinde, 13 değişik kültür ve medeniyete beşiklik yapmıştır. Yine bu sürecin dörtte birini, türklerin tarihi ve medeniyeti doldurmaktadır. Kayseri'nin Türk Tarihi ve Medeniyeti yönünden önemi büyüktür. Selçuklu Devletine başkentlik yapan, iklim olarak Orta Asya iklimi ile aynı özelliğe sahip bulunan, Orta Asya'dan göç eden Türk Oğuz Boyları için bir cazibe merkezi haline gelmiştir.
Şehir içinde yer alan bir çok medrese, cami, köprü, çeşme, külliyesi ile Arap yarımadasının ve Orta Asya'nın bilim, sanat, tıp ve mimarlık merkezi olmuştur. Bir diğer yönden de Türk Ordusu'nun tarih içerisinde lojistik ve askeri yönden en büyük desteği sağlamıştır.
Zengin mutfağı, kültür ve sanatı, ezgileri, folkloru ve halk oyunları ile türk geleneğinin kaynağı olmuştur.
İç Anadolu'nun orta Kızılırmak bölümünde, 33 derece 30 dakika doğu boylamı ve 38 derece 45 dakika 30 saniye kuzey enleminde yer alan Melikgazi İlçesi'nin 1995 yılında nüfusunun merkezde 245 bin, köyler ile 287 bin, olduğu tahmin edilmektedir. İlçe sınırları içerisinde 72 bin konut ve 24 bin işyeri bulunmaktadır. İlçe merkezinde hızlı bir kentleşme ve yapılaşma mevcuttur.
Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve karlı geçen Melikgazi İlçesi'nin bitki örtüsü meyve bahçeleri, fundalık ve meşe ile çam ağaçlarından oluşmaktadır. İlçe halkı daha çok tarım ürünleri ticareti ve sanat ile uğraşmakta olup son 5 yıldır özellikle organize sanayi bölgesinde üretim ile yatak, kanepe, yorgan, nevresim, soba, mutfak eşyaları gibi üretimdede Türkiye'de damgasını vurmuş ve 45 ayrı ülkeye ihracaat yapmaktadır. Tekstil sanayisinde büyük ve çok ölçekli yatırımlar yapılmaktadır.
Fabrikalar ve imalathaneler şehri olan ilçemiz sınırları içerisinde Kayseri Organize Sanayi Bölgesi ve İkinci Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Ayrıca Ağaç İşleri, Örgü Sanayi, Metal Sanayi, Orta Sanayi ve Toptancılar sitesi gibi ticaret ve üretim yerleri yer almaktadır. Kayseri ilimizin alış-veriş merkezleri, dükkanlar, çok katlı çarşılar ilçe sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bu açıdan çalışma saatleri içerisinde merkez nüfusu artmaktadır. Kayseri ilindeki bankaların % 90'nı, Sanayi ile Ticaret Odaların merkezleri ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kayseri ilinin zengin kültürel kaynaklarından Kültepe (Kaniş-Karum) Höyük merkezleri, Mezaca yerleşim yeri, roma mezarları, Kayseri Kalesi, Döner Kümbet, Çifte Kümbet, Sırçalı kümbet, Hunat Hatun Kümbet, Ali Cefir Kümbet, Kutlu Hatun Kümbet, Emir Ali Kümbet, Köşk Medresesi ile Güllük, Hatıroğlu, Han, Kali, Hunat, ulu, Hacıkılıç, Lalapaşa, Yanıkoğlu Camileri ilçenin en önemli tarihi eserleridir.
Erciyes Dağı'nın eteklerindeki mevcut yazlık sayfiye evleri de sosyal yaşamda önemli bir yer tutmaktadır. Bağ evleri olarak bilinen bu yerler akşam oturmaları ile yörenin kültürüne ayrı bir renk vermektedir.
Pastırma ve sucuk üretimi, el dokuma halı ve kilimleri ile dünyaca ünlü bir üretime sahip olan Kayseri ilinen bir parçası olan Melikgazi İlçesi'nin 69 mahallesi bulunmaktadır. İlçe sınırları içerisinde 45 adet ilkokul, 44 adet orta okul ve 156 adet cami yer almaktadır. Erciyes üniversitesi ile Raşit Efendi Kütüphanesi ve Araştırma Merkezi ilçe sınırlarında bulunmaktadır.
İlçemiz sınırları içerisinde 4 adet yerel televizyon kanılı ile 18 adet radyo istasyonu bulunmakta ve ayrıca günlük olarak bayi satışı olmak üzere 5 adet, matbaa satışı olarak 6 adet gazete olmak üzere 11 adet gazete yayını yapılmaktadır. Bununyanında 4 adet haftalık gazete, 7 adet aylık dergi yayın hayatnı sürdürmektedir.
2000 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre Melikgazi’nin toplam nüfusu 311.322’dir. İlçe nüfusunun 263.453’ü şehirde, 47.869’u köylerde yaşamaktadır. İlçenin toplam nüfusunun artış oranı %34.64, şehir nüfusu %81,08 ve köyler nüfusu %55,78 ’dir. Yerleşim durumu itibariyle nüfusun %84’ü ilçe merkezinde %16’sı köy ve kasabalarda yaşamaktadır. Köy ve kasabalardan ilçe merkezine iş için göçler olmaktadır. Mernis projesi kapsamında ilçe nüfusunun kaydı tamamlanmıştır.
KASABA-KÖYLER
2000 NÜFUSU
Hisarcık 6.369
Kıranardı 3.467
Mimarsinan 10.758
Gesi 14.096
Ağırnas 4.387
Gürpınar 2.204
Turan 2.240
Tavlusun 655
Bağpınar 306
Güzelköy 330
Kayabağ 516
Küçükbürüngüz 461
Özlüce 208
Sarımsaklı 454
Subaşı 266
Yeşilyurt 1.152
Kayseri İli Melikgazi İlçesi Gezgin Gözüyle
Türkiye’nin en yüksek dağlarından olan Erciyes Dağı da yakın zamana değin volkanik püskürmelerle çevresindeki platoların yapısını etkilemiştir. İlçenin güneyinde tek bir kütle durumunda yükselen Erciyes üçüncü zamanın ortalarından başlayarak çeşitli dönemlerde etkinlik gösteren lav ve tüf püskürten eski bir yanardağdır. 3917 m. yüksekliğindeki Erciyes Dağı türlü yaşlardaki volkanlardan oluşuk bir küme olarak nitelenmektedir ve kış turizminde önemli bir yer tutar. Ayrıca eski Kayseri evleri de görülmeye değerdir. Selçuklular devrinde önemli bir merkez olan Kayseri’de o dönemden kalma çok sayıda camii, medrese, kümbet, çeşme vardır. Bu yapıların günümüzdeki durumu, devrim sanat gücü hakkında fikir vermeye yeterlidir. Cami-i Kebir, Hunat Camii, Hacı Kılıç Camii, Han Camii, Lale Camii abidevi Selçuklu Eserlerinden bazılarıdır. Ortak özellikleri geniş mekanlı ,kitlesel,
Loş ışıklı olmalarıdır. Portal (kapı) minber ve mihrapları özellikle belirtilmiştir. Portal ve mihraplar taş işçiliğinin, minberler ağaç işçiliğinin şaheserleridir.
Medrese yapılarından en önemlisi 1206 yılında Selçuklu Hanım Sultanlarından Gevher Nesibe Adına yaptırılan şifahane isimli dünyanın ilk tıp medresesi(üniversitesi) ve hastanesidir. Kare bir avlu etrafında sıralanmış odalardan meydana gelen,bitişiğindeki hastanede akıl hastalarının bile tedavi edildiği,devrini aşan bir eserdir. Hunat Medresesi,Hacı Kılıç Medresesi,Sahabiye Medresesi, Seraceddin Medresesi, Köşk Medresesi de aynı şekilde kare planlı yapılan ve abidevi portalleri ile devrin güzide örnekleridir.
Döner Kümbet Dünyaca tanınan nadir örneklerindendir. Hunat Kümbeti, Gevher Nesibe Kümbeti,Ali Cafer Kümbeti,Köşk Kümbeti vs. aynı devrin güzel mimari örnekleridir. Kümbetler, Orta Asya Türk çadırları biçiminde,Piramit külahlı çokgen gövdeli Abidevi mezar yapılarıdır. Mezar kaide kısmının içinde toprak kısımda bulunur. Osmanlı döneminden kalabilenler,kale içinde Fatih Camii,Mimar Sinan’ın tek esiri Kurşunlu Camii,Kapalı Çarşı birkaç çeşme ve bedestendir.
CAMİ-İ KEBİR (ULU CAMİİ)
Cami-i Kebir ,1134-1143 yılları arasında Kayseri’yi devletine başkent yapan Danişmendlilerin üçüncü hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından yaptırılmıştır. Caminin kuzey duvarının üzerindeki mermere çok kalın sülüsle yazılı dört satırlık bir kitabe konulmuştur. Camii dikdörtgen planlı 42 kemer ayağına dayandırılan çatılı, taş kaplamalı,iki kubbeli bir eserdir. Tuğla minaresi yüksek ve kalın inşa edilmiştir. Kıymetli,sanat değerine haiz ahşap minberi yeniden tamir görmüştür. Camii kuzey kapısı üzerindeki Osmanlı Dönemi Kitabesinden anlaşıldığına göre 1722’deki depremden harap olmuş ve imar edilmiştir. Böylece dört adet olan kapılarda son tamirle bugünkü şekillerini almışlardır.
HUNAT CAMİ-İ
M.Ö.1238 yılında Selçuklu Hükümdarı I.Alaaddin Keykubat’ın karısı Mahberi Hatun tarafından yaptırılan külliyenin bir kısmıdır. Caminin ortasındaki kubbeli ve minaresi sonradan inşa edilmiştir. Doğu ve batıdaki taç
kapıları Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Ahşap minberi orjinaldir. Sağlam kesme taş işçiliği ve kaleyi andıran duvarlarıyla dikkati çeker. “Huand” ismi halk arasında “Hunat” diye telaffuz edilmektedir. Ön kapı kemerinin yukarısına yerleştirilen üç satırlık mermer kitabesinin Türkçe’si şöyledir.
“Bu mübarek camii inşasını Keykubat oğlu , Yüce Sultan din ve dünyanın koruyucusu, fetihler sahibi, Keyhüsrev devrinde (Mayıs 1238)’ da,büyük alim,kanaatkar, dünya ve dinin yüz akı,hayırlar fatihi Melike,oğluna emretti.
GÜLÜK CAMİİ
Şehrin içinde,Düvenönü semtinin güney-batısında Gülük Mahallesinde yer alır. Danişmendliler’ e ait cami ve medreseden meydana gelir. Selçuklu devri çini mihrabı ve orijinal camii medrese planı ile önem taşıyan bu eser “Gülük” ismini H.735,M.1334 yılında, depremden harap olması üzerine Gülük Şemseddin adında bir kişinin imarı neticesi almıştır. Dikdörtgen plan üzerine kurulmuş Cami ve Medreseden caminin orta bölümünü iki kubbe örtmektedir. Kubbenin kaidesinde dört küçük pencere açılmıştır. Avlu ortasında dama açılan bir ışıklık vardır. Batısında iki katlı medrese hücreleri yer alır. Kapının bulunduğu kesik yüzü, çok zarif işlenmiş bir silme çevirmektedir.
HAN CAMİİ
Şehrin merkezinde Talas caddesi üzerindedir şehrin dış surları kapandıktan sonra han görevi de gördüğü için bu isimle anılmıştır. İyi yontulmuş iri kesme taşlarla yapılmıştır. Camiinin güney tarafında aynı isimli bir kümbet vardır.
LALE CAMİİ
Kayseri Lisesi arkasında Lale Mahallesinde Lala Muhlisiddin Paşa tarafından yaptırılan camii Selçuklu Devrine aittir. Kare planlı, tonozlu camiinin orta bölümü üzerine sonradan muntazam bir kubbe inşa edilmiştir. Mihrap kısmı aslına uygun olarak sonradan yapılmıştır. Selçuklu tarzındaki ahşap minberi ağaç oyma olup üzerinde Ayete’l-Kürsi dolaşır ve orijinaldir. Minaresi sonradan yapılan caminin, doğu tarafından bir kümbet ile kuzey tarafından bir hamam bulunmaktadır.
DÖNER KÜMBET
Talas yolu üzerinde, yapılan yeni parkın içerisindedir. Etrafındaki eski yapıların temizlenmesiyle bir sanat değeri olarak çıkmıştır. Prenses Şah Cihan Hatun adına yapılmış olan bu türbe,Selçuklu eserlerinin Kayseri’de en güzel örneklerindendir. Kümbet, Sarımtırak kesme taştan yapılmış olup planı itibari ile 12 köşeli bir üst gövdeye sahiptir. Alt kaide de kare planlı olup birde lahit odası yer almaktadır.
MELİKGAZİ MELİKGAZİ BELEDİYE
Kuruluş Yılı 1989
Toplam Nüfus 311.322
İlçe Nüfusu 263.453
Yüzölçümü (km2) 454
Belediye Sayısı 8
Köy Sayısı 9
Belediye Sayısı 8 melikgazi-bld.gov.tr
Köy Sayısı 9 E-Mail
İLÇE KAYMAKAMI
ismi ve Soyadı A.Mesut DEMİRKOL Menduh BÜYÜKKILIÇ
Telefon 0 352 2310312 0 352 2229020
Faxı 0 352 2310312 0 352 2229020
MELİKGAZİ NÜFUS
2000 263.453
1997 227.246
1990 184.321
ADI
İlçe, adını Kayseri'nin Türklerin yurdu olmasını sağlayan fethi gerçekleştiren Melik Mehmet Gazinin babası Melikgazi’den almaktadır. Melikgazi, Danişmend'lilerdendir. Anadolu'nun Türkleşmesinde büyük payı olan ve Kayseri'nin oğlu tarafından imar edilmesini sağlayan bir büyük kumandandır...l988 yılında 3508 sayılı kanunla ilçe kurulurken, bu ad bu yüzden verilmiştir.
YERİ
Kayseri'nin doğudan batıya Sivas Caddesi İle İstanbul Caddesi'nin kestiği güney kısmında yer almaktadır. 454 km2 yüzölçümü vardır. 8 belediyesi 9 köyü bulunmaktadır.
COĞRAFİ BİLGİLERİ
Orta Anadolu’nun Yukarı Kızılırmak bölümünde yer alan Melikgazi toprakları kıvrımlı yapıda ve birbirine paralel üç dağ sırası ile bunların arasındaki platolar ve çöküntü havzaları ile biçimlenmiştir.
İlçenin yüzölçümü 454 km2 dir. Türkiye’nin en yüksek dağlarından olan Erciyes Dağı da yakın zamana değin volkanik püskürmelerle çevresindeki platoların yapısını etkilemiştir. İlçenin güneyinde tek bir kütle durumunda yükselen Erciyes üçüncü zamanın ortalarından başlayarak çeşitli dönemlerde etkinlik gösteren lav ve tüf püskürten eski bir yanardağdır. 3917 m. yüksekliğindeki Erciyes Dağı türlü yaşlardaki volkanlardan oluşuk bir küme olarak nitelenmektedir.
İlçenin batısında İncesu, Hacılar ile Kocasinan ilçesinin bir kısmı, doğusunda Bünyan, güneyinde Talas, Kuzeyinde Kocasinan ilçesi bulunmaktadır.
GESİ
Kayseri'nin en önemli mesire yerlerinden birisidir. Şehre 23 km. mesafededir ve Kayseri'nin doğu kesimindedir. Bağları, özellikle de ceviziyle ve kuşluklarıyla meşhurdur. 2500'ü bulan nüfusuyla değişen bu kasabada, iş turizm potansiyeli değerlendirilmemiştir. Gesililer, burasını 11 Açık Müze'' olarak kabul ettirmeye çalışmaktadırlar.